SAVAŞLAR ve ZAFERLER

    ANTEP CEPHESİ

 
   KONGRELER / CEMİYETLER
  Amasya Genelgesi
  Erzurum Kongresi
  Balıkesir Kongresi
  Alaşehir Kongresi
  Sivas Kongresi
  Amasya Protokolü
  Cemiyetler
  Diğer Kongreler

   TBMM / DÜZENLİ ORDU
  Kuvay-i Milliye
  Son Osmanlı Meclisi
  Misak-ı Milli
  TBMM Kuruluşu
  İlk Anayasanın Kabulü
  Düzenli Ordunun Kurulması

   SAVAŞLAR ve ZAFERLER
  Doğu Cephesi
  Trakya Cephesi
  Güney Cephesi
  Urfa Cephesi
  Antep Cephesi
  Maraş Cephesi
  Çukurova Cephesi
  İnönü Savaşları
  Kütahya- Eskişehir Savaşları
  Sakarya Savaşı ve Zaferi
  Büyük Taarruz ve Zafer

   ANTLAŞMALAR /
   KONFERANSLAR

  Gümrü Barış Antlaşması
  Paris Konferansı
  Londra Konferansı
  Moskova Antlaşması
  Kars Antlaşması
  Ankara Antlaşması
  Mudanya Mütarekesı
  Lozan Barış Antlaşması

   ÖNEMLİ OLAYLAR /
   GELİŞMELER

  Atatürk'ün Samsun'a Çıkışı
  Ayaklanmalar
  İstiklal Madalyası Kanunu
  Tekalif-i Milliye
  Başkomutanlık
  Ankara'nın Başkent Oluşu

Önce İngilizler, sonra Fransızlar tarafından, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine aykırı olarak işgal edilen Antep, yabancı işgaline boyun eğmedi ve direndi. Fransızlar, Antep'te bir Ermeni fırkası kurarak, yerli Ermeni azınlığı ile birlikte Anteplileri sindirmeye çalıştı. Halkı korku ve endişeye sürüklediler. Annesini saldırıya karşı savunmaya çalışan 12 yaşındaki bir çocuğu (Şehit Kamil) öldürdüler. Bütün bunların üzerine Antepliler de teşkilatlandı. Kılıç Ali Bey komutasındaki Kuvay-ı Milliye birlikleri de başarılı direnişler ve mücadelelerde bulundu. Antep, önce 3 ve 18 Şubat 1920 tarihlerinde ilerleyen iki Fransız taburuna karşı direndi. Daha sonra, Mart 1920 sonunda takviyeli Fransız birliklerine karşı çetin bir güç ve azimle savaştı. Fransız birliklerine karşı kahramanca savaşan ve milli bir sembol olan Şahin takma adıyla Teğmen Sait Bey'in şehit düşmesi, Fransızlara karşı direnişi daha çok artırdı. 1 Nisan 1920'de de bütün şehir Fransızlara karşı ayaklandı. 10 ay 9 gün düşmana karşı en kötü imkanlarla yiğitçe ve mertçe savaşan Antep, 9 Şubat 1921 de teslim olmakla beraber, Türk tarihine kahramanlar diyarı olarak "Gazi" ünvanını alarak geçti. Gaziantep, 6000 evladını savaşarak şehit verdikten, binlerce yaralı ve sakat bıraktıktan sonra, sırf açlık yüzünden (ekmek yerine acı zerdali çekirdeğini yiyerek) kapılarını düşmana açmak zorunda kaldı.
 
 

 
Bütün hakları saklıdır © 2000 - FORSNET
 
Yukarı Ana Sayfa