REFORMLAR VE ATILIMLAR

    MİLLİ EĞİTİM

 
   REFORMLAR ve ATILIMLAR
   Siyasal
  Saltanatın Kaldırılması
  Cumhuriyetin İlanı
  Halifeliğin Kaldırılması
   Eğitim
  Milli Eğitim
  Tevhidi Tedrisat Kanunu
  Yeni Harflerin Kabulü
   Kültür
  Tarih
  Dil Devrimi
  Güzel Sanatlar
  Halkevleri
   Hukuk
  Anayasalar
  Anayasa Değişiklikleri
  Kabul Edilen Kanunlar
  Kadın Hakları'nın Kabulü
   Ekonomi
  İzmir İktisat Kongresi
  Tarım
  Sanayi
  Ulaştırma
  Sağlık
   Diğer
  Tekke ve Zaviyeler
  Kılık Kıyafet
  Soyadı Kanunu
  Ölçüler ve Takvim

   ATATÜRK İLKELERİ
  Cumhuriyetçilik
  Milliyetçilik
  Halkçılık
  Laiklik
  Devletçilik
  İnkılapçılık

   MİLLİ SAVUNMA ve
   EMNİYET

  Kara Kuvvetleri
  Hava Kuvvetleri
  Deniz Kuvvetleri
  Jandarma Kuvvetleri
  Emniyet Teşkilatı

   DIŞ POLITIKA
  Musul Sorunu
  Fransa ile İlişkiler
  Yunanistan ile İlişkileri
  İtalya ile İlişkileri
  Rusya ile İlişkileri
  Doğulu Devletler ile İlişkiler
  Milletler Cemiyetine Katılış
  Balkan Antantı
  Montrö Boğazlar Sözleşmesi
  Sadabat Paktı

   ÖNEMLİ OLAYLAR
  Siyasi Gelişmeler
  Cumhuriyet Halk Partisi
  Terakki Perver Cumh. Fırkası
  Şeyh Sait Ayaklanmasi
  Takrir-i Sükun Kanunu
  Atatürk'e Suikast Girişimi
  Serbest Cumhuriyet Fırkası
  Menemen Olayı
  Hatay Sorunu

Atatürk, zaferden sonra, yeni Türkiye'nin kurulmasının eğitime dayandığı, en önemli ve en onurlu görevin eğitim işleri olduğu ve milli eğitim işlerinde kesinlikle başarıya ulaşılması gerektiği inancını taşıyordu. Her gittiği yerde, katıldığı toplantıda, eğitimin temel ilke ve hedeflerini ortaya koymuş, cehaletin eğitim yoluyla ortadan kaldırılabileceğini belirtmiş, öğretmenleri yüceltmiştir.

Daha Kurtuluş Savaşı yıllarında, Sakarya Savaşı'nın hazırlıkları sırasında Atatürk 16 Temmuz 1921'de bir Maarif Kongresi topladı. Bu kongrede Türkiye Milli Eğitim işlerinin bir programını hazırlamak amacıyla, milli kültürün önemini belirtmiş ve milli eğitim sisteminin gereğinden söz etmiştir. "Şimdiye kadar takip olunan tahsil ve terbiye usullerini milletimizin tarihi tedenniyatında (gerilemesinde) en mühim bir amil olduğu kanaatindeyim. Onun için bir milli terbiye programından bahsederken, eski devrin hurafatından ve evsaf-ı fıtriyemizle hiç de münasebeti olmayan yabancı fikirlerden şarktan ve garptan gelebilen bilcümle tesirlerden uzak, seciye-i milliye ve tarihimizle mütenasip bir kültür kastediyorum. Çünkü deha-yı millimizin inkişaf-ı tammı ancak böyle bir kültür ile temin olunabilir."

 
 

 
Bütün hakları saklıdır © 2000 - FORSNET
 
Yukarı Ana Sayfa