MİLLİ SAVUNMA VE EMNİYET

    KARA KUVVETLERİ

 
   REFORMLAR ve ATILIMLAR
   Siyasal
  Saltanatın Kaldırılması
  Cumhuriyetin İlanı
  Halifeliğin Kaldırılması
   Eğitim
  Milli Eğitim
  Tevhidi Tedrisat Kanunu
  Yeni Harflerin Kabulü
   Kültür
  Tarih
  Dil Devrimi
  Güzel Sanatlar
  Halkevleri
   Hukuk
  Anayasalar
  Anayasa Değişiklikleri
  Kabul Edilen Kanunlar
  Kadın Hakları'nın Kabulü
   Ekonomi
  İzmir İktisat Kongresi
  Tarım
  Sanayi
  Ulaştırma
  Sağlık
   Diğer
  Tekke ve Zaviyeler
  Kılık Kıyafet
  Soyadı Kanunu
  Ölçüler ve Takvim

   ATATÜRK İLKELERİ
  Cumhuriyetçilik
  Milliyetçilik
  Halkçılık
  Laiklik
  Devletçilik
  İnkılapçılık

   MİLLİ SAVUNMA ve
   EMNİYET

  Kara Kuvvetleri
  Hava Kuvvetleri
  Deniz Kuvvetleri
  Jandarma Kuvvetleri
  Emniyet Teşkilatı

   DIŞ POLITIKA
  Musul Sorunu
  Fransa ile İlişkiler
  Yunanistan ile İlişkileri
  İtalya ile İlişkileri
  Rusya ile İlişkileri
  Doğulu Devletler ile İlişkiler
  Milletler Cemiyetine Katılış
  Balkan Antantı
  Montrö Boğazlar Sözleşmesi
  Sadabat Paktı

   ÖNEMLİ OLAYLAR
  Siyasi Gelişmeler
  Cumhuriyet Halk Partisi
  Terakki Perver Cumh. Fırkası
  Şeyh Sait Ayaklanmasi
  Takrir-i Sükun Kanunu
  Atatürk'e Suikast Girişimi
  Serbest Cumhuriyet Fırkası
  Menemen Olayı
  Hatay Sorunu

1. Dünya Savaşı yenilgisi, Osmanlı İmparatorluğuna pahalıya mal olmuştu. Ordu mevcudu 50.000'e indirilmiş, silahları da elinden alınmıştı. 1920 yılında, Türk Kara Kuvvetleri'nin mevcudu, sekiz kolordu halinde yirmi piyade tümeninden ibaretti. Ayrıca bir süvari tümeni ile iki süvari grubu ve bir süvari tugayı mevcuttu. Bu kuvvetler, o günkü durum gereği, üç cepheye ve bu cephe komutanlıkları dışında bazı bağımsız kolordulara ayrılmıştı.

1 Ağustos 1922'de, Büyük Taarruz'dan önce, Batı Cephesi Kuvvetleri iki ordu halinde kuruldu. Bunun dışında Doğuda 15. Kolordu ile Güneydoğuda askeri birlikler mevcuttu. Büyük Zaferin kazanılmasından ve Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasından sonra, Türk Kara Kuvvetleri yeniden düzenlenmiştir. İlk kuruluş, ikişer tümenli dokuz kolordu ile üç süvari tümeninden ve bir çok müstahkem mevkiden oluşan kuvvetlerle, üç ordu halinde idi.

Milli Mücadeleden sonra en önemli sorun, Kara Kuvvetlerimizi teknik bakımdan güçlendirmek, eğitim, harekat ve istihbarat konularında hizmet görecek, nitelikli kuruluşlar haline getirmekti. 1927'de Renault tanklarının alınması ile kurulan motorize birlikler, daha sonraki yıllarda da çağın ihtiyacına cevap verecek duruma getirilmiştir.

 
 

 
Bütün hakları saklıdır © 2000 - FORSNET
 
Yukarı Ana Sayfa