DIŞ POLİTİKA

    TÜRKİYE - İTALYA İLİŞKİLERİ

 
   REFORMLAR ve ATILIMLAR
   Siyasal
   Saltanatın Kaldırılması
   Cumhuriyetin İlanı
   Halifeliğin Kaldırılması
   Eğitim
   Milli Eğitim
   Tevhidi Tedrisat Kanunu
   Yeni Harflerin Kabulü
   Kültür
   Tarih
   Dil Devrimi
   Güzel Sanatlar
   Halkevleri
   Hukuk
   Anayasalar
   Anayasa Değişiklikleri
   Kabul Edilen Kanunlar
   Kadın Hakları'nın Kabulü
   Ekonomi
   İzmir İktisat Kongresi
   Tarım
   Sanayi
   Ulaştırma
   Sağlık
   Diğer
   Tekke ve Zaviyeler
   Kılık Kıyafet
   Soyadı Kanunu
   Ölçüler ve Takvim

   ATATÜRK İLKELERİ
   Cumhuriyetçilik
   Milliyetçilik
   Halkçılık
   Laiklik
   Devletçilik
   İnkılapçılık

   MİLLİ SAVUNMA ve
   EMNİYET

   Kara Kuvvetleri
   Hava Kuvvetleri
   Deniz Kuvvetleri
   Jandarma Kuvvetleri
   Emniyet Teşkilatı

   DIŞ POLITIKA
   Musul Sorunu
   Fransa ile İlişkiler
   Yunanistan ile İlişkileri
   İtalya ile İlişkileri
   Rusya ile İlişkileri
   Doğulu Devletler ile İlişkiler
   Milletler Cemiyetine Katılış
   Balkan Antantı
   Montrö Boğazlar Sözleşmesi
   Sadabat Paktı

   ÖNEMLİ OLAYLAR
   Siyasi Gelişmeler
   Cumhuriyet Halk Partisi
   Terakki Perver Cumh. Fırkası
   Şeyh Sait Ayaklanmasi
   Takrir-i Sükun Kanunu
   Atatürk'e Suikast Girişimi
   Serbest Cumhuriyet Fırkası
   Menemen Olayı
   Hatay Sorunu

İngiltere ile Musul sorununun ağır bunalımlar geçirdiği bir devrede ve Yunanlılarla "etablis" Antlaşmazlığının verdiği huzursuzluğun devam ettiği sırada, Türkiye toprakları üzerinde, 1. Dünya Savaşı'ndan intikal elden emelleri olan İtalya, Türkiye üzerinde siyasi ve psikolojik baskı yaparak resmi taleplerde bulunuyordu. Türkiye'nin Musul sorununu halletmesi, Fransa ile uyuşmazlığını bir çözüm tarzına bağlaması, Türkiye'nin sınırlarını kesin olarak ortaya koymuştu. Lozan'dan itibaren, her geçen gün güç kazanan Türkiye, sömürgeci politikaya şiddetle karşı koyacağını göstermek için gereken tedbirleri de almıştı.

İtalya'nın Arnavutluk'u nüfuzu altına alması, Yugoslavya'da korku uyandırdı ve Fransa'yı Yugoslavya'ya yanaştırdı. İtalya artık Anadolu üzerinde hayale dayanan sömürgecilik politikasından vazgeçti. Türkiye'ye yakınlaşmaya başladı ve böylece Türkiye İtalya arasında, 30 Mayıs 1928'de Tarafsızlık ve Uzlaşma Antlaşması'nın imzalanması mümkün oldu.

İtalya'nın Habeşistan'a saldırması ve Milletler Cemiyeti'nin bu saldırıya karşı, 16. maddesinde öngörülen ekonomik zorlama tedbirlerini uygulaması ve Türkiye'nin de bu zorlayıcı tedbirlere katılması, bir taraftan uluslararası işbirliğinin tezahürü olmakla beraber, diğer taraftan da Türkiye'nin İngilizlerle yakın ilişkiler kurmasına neden olmuştur. Zorlayıcı tedbirlerin uygulanmasında, İngiltere'nin Türkiye, Yunanistan ve Yugoslavya'ya teminat vermesi bu devletlerde rahatlık ve güvenlik uyandırdığı gibi, karşılıklı yardım taahhüdü de Akdeniz Paktı adı ile anılan paktın doğumuna neden olmuştur.

Türk-İtalyan ilişkileri, İtalyan-Habeş Savaşından sonra geçici olarak düzelmişse de Akdeniz'de yapılmakta olan denizaltı korsanlığını önlemek amacıyla toplanan Eylül 1937 Nyon Konferansı sonunda aktedilen Nyon Antlaşması ile yeniden bozulmuştur. Türkiye bu konferansta İngiltere'yi desteklemiş ve milliyeti belirsiz denizaltılara karşı ortak uygulamayı kabul etmiştir.

 
 

 
Bütün hakları saklıdır © 2000 - FORSNET